Sadoven’in yolu çeşitlilikte değil, tekil adanmışlıkta yürünür. Hayatını tek bir amaca, kişiye, ideale ya da göreve adayanlar, onun gözünde kutsanmış sayılır. Çünkü Sadoven’e göre kutsallık, niyetin büyüklüğünde değil, ona sadık kalma kararlılığındadır.
İtaati değil, kararlılığı över. Onun inancı, boyun eğmek değil, dirençle ayakta kalmaktır. Hedefin ne olduğu önemli değildir; intikam, aşk, inanç, arayış, görev... Sadoven için yalnızca o hedefe her gün bir adım daha atma iradesi önemlidir. Yemin verildiği anda değil, yemin tutulduğu her anda bağ kurulur.
Onun inananları her yerde bulunur ama çoğu zaman sessizdirler. Bir ömür boyunca tek bir sözün etrafında yaşamlarını örerler. Sadoven'in tapınakları taş duvarlar değildir. Kararlılıkla yürünmüş yollar, terk edilmemiş görevler, dönülmemiş kararlar ve feda edilmiş hayatlarla doludur. Faniler arasında en çok gezen tanrıdır. Umudunu kaybedenlere destek olur.
Sadoven'in iradesiyle iletişime geçen herkes, o bağın geri dönüşü olmayan bir bağ olduğunu bilir. Eğer bir kul yeminden dönerse, Sadoven onu terk eder ve geri dönmez. Çünkü bozulmuş bir bağlılık, Sadoven’in gözünde affedilmez bir kafirliktir.
Sadoven, Zincir Sınavı’nı iradenin kendisine duyduğu kutsal inancın bir sembolü olarak yaratmış ve bu sınavın merkezine yerleştirilen zinciri bizzat kutsal emanet ilan etmiştir.
Sadoven yolunu kararlılıkla yürüyüp neticeye ulaşanlar arasından kendine bir peygamber seçer. Peygamberin görevi, yalnızca öğüt vermek değildir. Zincir Sınavı’nı gözetmek ve yemin edenlerin gerçekten hazır olup olmadığını sezmekle yükümlüdür.
Geri dönmeyi düşündüysen, zaten yolun sonuna varamayacaksın.
— Zincir Muhafızı