Sekastro, büyünün akışını yöneten, arcananın kapılarını aralayan tanrıdır. Ona inananlar, kudreti dua ile değil bilgiyle ararlar. Sekastro’ya dua edilmez, ondan öğrenilir. Her kelime, her formül, her kehanet hepsi onun dokunuşunun yankısıdır. Paylaşanları ödüllendirir, saklayanlara ise yalnızca sessiz kalır.
Bir zamanlar Aloran’ın düzenine sadıktı. Kozmik yasalara boyun eğmiş, büyünün evrene verdiği şekli korumuştur. Ancak sonraları, fanilerin I. Milad adını vereceği dönemde büyük bir kırılma yaşanmıştır. Fanilere diriltme büyüsünün bilgisini sunması, tanrılar arasında büyük bir krizi tetiklemiştir. Ölüm artık geri alınabilir hale gelmiş, ruhlar Lidias’a ulaşamadan Sekastro’nun formülleriyle yeryüzüne çekilmiştir. Bu müdahale, yalnızca tanrılar katında değil, evrenin doğasında da yankı bulmuştur.
Aloran tarafından canı alınan tek tanrı olmuştur. Onun yok oluşuyla birlikte büyü üzerindeki ilahi mühürler zayıflamış, güç serbest kalmıştır. Artık büyü yalnız seçilenlerin değil, herkesin elini uzatabileceği bir araç olmuştur. Faniler, onun ardında bıraktığı bilgi izlerini takip ederek evrenin doğasını değiştirmeye başlamışlardır.
Sekastro’nun inananları, onu bir tanrı gibi değil, bir kaynak gibi görür. Onun öğretilerini inceleyen akademisyenler, büyücü tarikatları izini her formülün altında, her sembolde arar.
Sekastro’nun yolu diğer tanrılar gibi peygamberle yürünmez. İdam edilmiş bir tanrının ardından gelen sessizlik, onun inancının temelidir. Ölümsüz Büyücü Tunat'ın Sekastro'nun son seçilmişi olduğuna inanılır.
Sekastro sustuğunda, soruyu doğru sorduğumuzu biliyorduk.
— Nakar kütüphanesinin kapısına asılmış bir yazı